5 Mayıs 2013 Pazar

Durma nefes alalım.

Zehir.
Yaşamı kendine zehir etmek için ısrarcı.
Ümitli. Ümitliyim.
Bekliyorum.
Onu seviyorum.
Sevmek anlık bir şey değil. Yayıyorum. Hayatımı veriyorum. Geleceğimi sunuyorum.
Seviyorum.
Sevmek.
Anlam bulmaya çabalamadan anlamlanan yaşam.
Sessizlik.
Kafamın içinde dedikodu yapan kadınların uğradığı suikast.
Küçük çocuklar simit satmasın.
Her sabah bir günaydınla gülümsettiğin insanlar.
Dondurmayı yerken üzerine damlatan çocuk,
Annesini peşinden koşturan küçük kızın tatlılığı,
Yolu izlerken kaldırımın deliğinden fırlayan fare.
Gülümsetti.
Düşünmek üzerine oturmamış insanlar tarafından gülümsetildin.
Bir çikolata.
Bir dondurma.
Peki ya düşünmek denen şey, bir insan kullanamıyorsa demek ki
-Yalnız o zaman insan olmuyor-
Boşver.
Siktir et!
Bak ben sevmem bu ikisini.
Gel, gidelim.
Sana gülümseten ağaçlar göstereyim.
Parmaklarını öpen kitap sayfalarını,
Sana huzur tattıracak bardakları.
Gel, gidelim.
Sana yeni bir dünya sunayım,
Her şey mutluluk desem
Hep mutlu olma düşüncesinden sıkılırsın.
Bilirim.
Acı çekmeyi seversin.
Küçük mutlulukları seversin.
Gerisi sana göre değil.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder