5 Temmuz 2013 Cuma
-
Parmaklarına aşkımı bıraktım sevgilim, sen daha annenin karnında benimdin. Korktuğunu, ağladığını, hastalığını, parkta düşüp dizini kanatmalarını, dondurmayı ağzının etrafına bulaştırarak yediğini, en sevdiğin çizgi filmi, soğuk sudan korktuğunu bildiğim gibi biliyorum benimsin.
Belki şimdi dışarıda kola içip gülüyorsun ya da evde uyuyorsun belki benim gibi oturmuş birkaç satır yazıyorsun ama bir gün avuçlarındaki aşkımı kalbine akıtmak için göz göze geleceğiz biliyorum, ilk görüşte aşk yoktur. Aşk doğmadan vardı, sonra bizi bulur.
Kim bilir kaç kere uyudun ruhumla. Dokunamadım yalnız hissettim. Şarkı gibi, kitap gibi, su gibi gerçek ve alabildiğince güzelsin.
Benimsin, benimdin. Benim kal, benimle kal.
2 Temmuz 2013 Salı
*
Parmaklarım parmaklarına kenetlendiğinde huzur bulurdum, sevmek sevilmek az çok acı gözyaşı hepsi yok olurdu. Ne olduğunu anlamaz elini daha sıkı daha da sıkı tutardım, gitme diye. Beni bırakma diye.
Yolda durup durup elmacık kemiklerinden, çenenden, sakalından öperdim. Sokakta kimse yokken dudaklarının unutmaktan korktuğum tadını kazırdım zihnime. Büyülenirdim.
Bir an önce gitsek kıyıya, otursak. Denizi izlesek, ben üşüsem. Öpsen, ısıtsan içimi. Sarılıp öylece dursak saatlerce hiçbir şey yapmıyor görünüp özlem gidersek. Kalbim her seferinde bir öncekinden daha hızlı nasıl atıyor çözemiyorum. Ayrılırken bi o kadar yavaşlıyor. Öpüşünle bile hızlanmıyor. Düşün, senden her kopuş beni bir parça öldürüyor.
Bir gün gözlerimi açtığımda hiç gitmeyeceğini bilerek öpeceğim seni, bu umut ölümü unutturuyor.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)

