8 Eylül 2013 Pazar
"Sebebini içine sor, orası sana yalan söylemez." derdi annem.
Anne ben cevabı biliyorum, kendime söylemeye korkuyorum, diyemedim.
Anne çok seviyorum, ne olur gitmesin, diyemedim.
Anne ben çayı değil onu istiyorum, diyemedim.
"Bir çay koysana be anne, içelim birlikte dertleşelim biraz" diyebildim.
İçtikçe anlattım, anlattıkça ağladım.
Saçlarım ıslak, gel de tarayayım diyor annem. Sesi onun sesi, bakışları onun bakışları. Başımı göğsüne koyup hıçkıra hıçkıra ağlıyorum. Biliyorum ki annem gülümsüyor, acılar nasıl da büyütüyor seni diyor önceden nasıl umursamazdın.
Cezalandırılıyor muyum anne? Ben bu hayatı yaşamak istemiyorum. Aslında ben yaşamak istemiyorum anne. O yoksa yanımda ben nefes almayı dahi kaldıramıyorum.
Şarkılar hatırlatmasın anne, bütün şarkıları unuttur bana. Yemek yaparken şu türküyü söyleme anne canım acıyor. Neden gözlerinde o var anne, neden onun gibi kopkoyu bakıyorsun anne. Ben onun kopkoyu bakışına tutuldum anne, ne olur unuttur bana onu. İçim acıyor.
5 Temmuz 2013 Cuma
-
Parmaklarına aşkımı bıraktım sevgilim, sen daha annenin karnında benimdin. Korktuğunu, ağladığını, hastalığını, parkta düşüp dizini kanatmalarını, dondurmayı ağzının etrafına bulaştırarak yediğini, en sevdiğin çizgi filmi, soğuk sudan korktuğunu bildiğim gibi biliyorum benimsin.
Belki şimdi dışarıda kola içip gülüyorsun ya da evde uyuyorsun belki benim gibi oturmuş birkaç satır yazıyorsun ama bir gün avuçlarındaki aşkımı kalbine akıtmak için göz göze geleceğiz biliyorum, ilk görüşte aşk yoktur. Aşk doğmadan vardı, sonra bizi bulur.
Kim bilir kaç kere uyudun ruhumla. Dokunamadım yalnız hissettim. Şarkı gibi, kitap gibi, su gibi gerçek ve alabildiğince güzelsin.
Benimsin, benimdin. Benim kal, benimle kal.
2 Temmuz 2013 Salı
*
Parmaklarım parmaklarına kenetlendiğinde huzur bulurdum, sevmek sevilmek az çok acı gözyaşı hepsi yok olurdu. Ne olduğunu anlamaz elini daha sıkı daha da sıkı tutardım, gitme diye. Beni bırakma diye.
Yolda durup durup elmacık kemiklerinden, çenenden, sakalından öperdim. Sokakta kimse yokken dudaklarının unutmaktan korktuğum tadını kazırdım zihnime. Büyülenirdim.
Bir an önce gitsek kıyıya, otursak. Denizi izlesek, ben üşüsem. Öpsen, ısıtsan içimi. Sarılıp öylece dursak saatlerce hiçbir şey yapmıyor görünüp özlem gidersek. Kalbim her seferinde bir öncekinden daha hızlı nasıl atıyor çözemiyorum. Ayrılırken bi o kadar yavaşlıyor. Öpüşünle bile hızlanmıyor. Düşün, senden her kopuş beni bir parça öldürüyor.
Bir gün gözlerimi açtığımda hiç gitmeyeceğini bilerek öpeceğim seni, bu umut ölümü unutturuyor.
10 Haziran 2013 Pazartesi
/
Eski bir tını*
Kitap okurken, kulaklıktan içine işleyen eskileri anımsatan..
Bir süre önce sıkılmışken şimdi o sanki bir ilaç.
Yazılar, fotoğraflar, söylenmemiş sözler
Anılar.
Acılar-
Şiir dinlemeden yazabilmek, yazamadığım anların acısını çıkarırcasına sürerken birden elektrikler kesiliyor gibi kesiliyor iç ışığım.
Gelmesi uzun süren pek çok şey gibi erkenden ayrılıyor
Gidiyor.
Gitmek.
Gitmek güzel şey değil sevgilim, dönmeyeceksen.
Bir kitabı defalarca okuyabiliyorsan, bu onun nasıl olduğunu yoruma kapatmaz mı
İnsan anlamadığı şeyden sıkılır
Sanırım, sen beni hiç anlamadın
Sahi, sıkılmış mıydın
Peki ya içimde kimse yokken ben bunları kiminle konuşuyorum
Nerelerdesin Veronika
Veronika'm
Sahte gülücükleri sen severdin.
Yeter ki sen gül dediğinde sahtesi mümkün müydü?
Peki ben bunca zaman rana dinlemeden nasıl yaşadım
Yaşadım mı?
Yalnızca nefes almaya deniyorsa artık yaşamak
Yaşadım, sonuna dek.
Eski bir tını*
Kitap okurken, kulaklıktan içine işleyen eskileri anımsatan..
Bir süre önce sıkılmışken şimdi o sanki bir ilaç.
Yazılar, fotoğraflar, söylenmemiş sözler
Anılar.
Acılar-
Şiir dinlemeden yazabilmek, yazamadığım anların acısını çıkarırcasına sürerken birden elektrikler kesiliyor gibi kesiliyor iç ışığım.
Gelmesi uzun süren pek çok şey gibi erkenden ayrılıyor
Gidiyor.
Gitmek.
Gitmek güzel şey değil sevgilim, dönmeyeceksen.
Bir kitabı defalarca okuyabiliyorsan, bu onun nasıl olduğunu yoruma kapatmaz mı
İnsan anlamadığı şeyden sıkılır
Sanırım, sen beni hiç anlamadın
Sahi, sıkılmış mıydın
Peki ya içimde kimse yokken ben bunları kiminle konuşuyorum
Nerelerdesin Veronika
Veronika'm
Sahte gülücükleri sen severdin.
Yeter ki sen gül dediğinde sahtesi mümkün müydü?
Peki ben bunca zaman rana dinlemeden nasıl yaşadım
Yaşadım mı?
Yalnızca nefes almaya deniyorsa artık yaşamak
Yaşadım, sonuna dek.
10 Mayıs 2013 Cuma
Yorgunum.
Bitkin. Halsiz.Tükenmiş. Amaçsız , sebepsiz, sorunlu.
Hayaller biriktirdim şıpsevdi kağıtlarını biriktirir gibi.
Kalbimin en sen dolu köşesinde
En az orası kadar sen kokan hayaller
Benim hayallerim,
sen dolu hayallerim
"hayır, sen ben yok artık biz varız"
Cümleler, kelimeler, bir anlık gülüş, kavgalar, umutlar, hayaller
anılar.
Anılar acıtır.
Bir gün başımı alıp gitmek istediğim yerde. Kimsenin beni bulamayacağı bir yerde hem. Seni bulacağım ben. Sen benden habersizken seni bulacağım. Kopamadığım hayalini. Nereye gitsem peşimde olan benliğini. Atlayıp çantama gelecek benimle. Sonra karşılaşmışız gibi yapacak. Hem de dokundura dokundura yapacak bunu. Bilirim. Bilmem mi kalbimin ne düşünüp ne yapacağını..
Özlem.
Eski.
Yalnızlık.
Yalnızlığa özlem doğrusu.
Hüzne, acıya özlem.
Deli gibi özlem hem.
Emin olduğun bir konuda karşının tersini söylemesi ve senin ikna çabaların. Bak bunun gibi, sonunu bilip bırakıyorum. Bırak istediğine inansın ne de olsa dediğime gelecek.
Bazen ait olma hissine karşı çıkarken, delice birine ait olmak istiyorum bazen.
Gidemiyorum,
oysa ki gitmek ki ben
ben ki gitmek
gitmek benim eş anlamlım gibiydi
-di
Gidemiyorum.
Bilirim ki gidersem dönmem.
Ben sevdalıyım yalnızlığıma, hüznüme.
Zaman diyorum, zaman.
Akışına bırakıyorum.
Önümüze bir taş çıkmazsa amenna.
Çıkarsa değiştiririz yolumuzu
"değilim bu ben, değilim,
buysam da değilim, değilsem de değilim."
Bitkin. Halsiz.Tükenmiş. Amaçsız , sebepsiz, sorunlu.
Hayaller biriktirdim şıpsevdi kağıtlarını biriktirir gibi.
Kalbimin en sen dolu köşesinde
En az orası kadar sen kokan hayaller
Benim hayallerim,
sen dolu hayallerim
"hayır, sen ben yok artık biz varız"
Cümleler, kelimeler, bir anlık gülüş, kavgalar, umutlar, hayaller
anılar.
Anılar acıtır.
Bir gün başımı alıp gitmek istediğim yerde. Kimsenin beni bulamayacağı bir yerde hem. Seni bulacağım ben. Sen benden habersizken seni bulacağım. Kopamadığım hayalini. Nereye gitsem peşimde olan benliğini. Atlayıp çantama gelecek benimle. Sonra karşılaşmışız gibi yapacak. Hem de dokundura dokundura yapacak bunu. Bilirim. Bilmem mi kalbimin ne düşünüp ne yapacağını..
Özlem.
Eski.
Yalnızlık.
Yalnızlığa özlem doğrusu.
Hüzne, acıya özlem.
Deli gibi özlem hem.
Emin olduğun bir konuda karşının tersini söylemesi ve senin ikna çabaların. Bak bunun gibi, sonunu bilip bırakıyorum. Bırak istediğine inansın ne de olsa dediğime gelecek.
Bazen ait olma hissine karşı çıkarken, delice birine ait olmak istiyorum bazen.
Gidemiyorum,
oysa ki gitmek ki ben
ben ki gitmek
gitmek benim eş anlamlım gibiydi
-di
Gidemiyorum.
Bilirim ki gidersem dönmem.
Ben sevdalıyım yalnızlığıma, hüznüme.
Zaman diyorum, zaman.
Akışına bırakıyorum.
Önümüze bir taş çıkmazsa amenna.
Çıkarsa değiştiririz yolumuzu
"değilim bu ben, değilim,
buysam da değilim, değilsem de değilim."
5 Mayıs 2013 Pazar
Durma nefes alalım.
Zehir.
Yaşamı kendine zehir etmek için ısrarcı.
Ümitli. Ümitliyim.
Bekliyorum.
Onu seviyorum.
Sevmek anlık bir şey değil. Yayıyorum. Hayatımı veriyorum. Geleceğimi sunuyorum.
Seviyorum.
Sevmek.
Anlam bulmaya çabalamadan anlamlanan yaşam.
Sessizlik.
Kafamın içinde dedikodu yapan kadınların uğradığı suikast.
Küçük çocuklar simit satmasın.
Her sabah bir günaydınla gülümsettiğin insanlar.
Dondurmayı yerken üzerine damlatan çocuk,
Annesini peşinden koşturan küçük kızın tatlılığı,
Yolu izlerken kaldırımın deliğinden fırlayan fare.
Gülümsetti.
Düşünmek üzerine oturmamış insanlar tarafından gülümsetildin.
Bir çikolata.
Bir dondurma.
Peki ya düşünmek denen şey, bir insan kullanamıyorsa demek ki
-Yalnız o zaman insan olmuyor-
Boşver.
Siktir et!
Bak ben sevmem bu ikisini.
Gel, gidelim.
Sana gülümseten ağaçlar göstereyim.
Parmaklarını öpen kitap sayfalarını,
Sana huzur tattıracak bardakları.
Gel, gidelim.
Sana yeni bir dünya sunayım,
Her şey mutluluk desem
Hep mutlu olma düşüncesinden sıkılırsın.
Bilirim.
Acı çekmeyi seversin.
Küçük mutlulukları seversin.
Gerisi sana göre değil.
Zehir.
Yaşamı kendine zehir etmek için ısrarcı.
Ümitli. Ümitliyim.
Bekliyorum.
Onu seviyorum.
Sevmek anlık bir şey değil. Yayıyorum. Hayatımı veriyorum. Geleceğimi sunuyorum.
Seviyorum.
Sevmek.
Anlam bulmaya çabalamadan anlamlanan yaşam.
Sessizlik.
Kafamın içinde dedikodu yapan kadınların uğradığı suikast.
Küçük çocuklar simit satmasın.
Her sabah bir günaydınla gülümsettiğin insanlar.
Dondurmayı yerken üzerine damlatan çocuk,
Annesini peşinden koşturan küçük kızın tatlılığı,
Yolu izlerken kaldırımın deliğinden fırlayan fare.
Gülümsetti.
Düşünmek üzerine oturmamış insanlar tarafından gülümsetildin.
Bir çikolata.
Bir dondurma.
Peki ya düşünmek denen şey, bir insan kullanamıyorsa demek ki
-Yalnız o zaman insan olmuyor-
Boşver.
Siktir et!
Bak ben sevmem bu ikisini.
Gel, gidelim.
Sana gülümseten ağaçlar göstereyim.
Parmaklarını öpen kitap sayfalarını,
Sana huzur tattıracak bardakları.
Gel, gidelim.
Sana yeni bir dünya sunayım,
Her şey mutluluk desem
Hep mutlu olma düşüncesinden sıkılırsın.
Bilirim.
Acı çekmeyi seversin.
Küçük mutlulukları seversin.
Gerisi sana göre değil.
3 Mayıs 2013 Cuma
"Gülümse."
Sevmiyorsun insanları, sev.
Kaçma, koşma.
Dinle onu.
Ama sevme.
Gülümse.
+Anlamıyorsun.
-Anlamıyorum. Seviyorum.
"Bir çay kap gel."
Ben bu balkonu sevmedim.
Çıkalım dışarı.
Sen bir kraker al, bir şiir ezberine al gel.
Sonra bir ateş yakacaklar kalbimizin kumsalında.
Denizimiz o olacak, yalnız bize derin
yalnız bize mavi.
Gören herkes acı çekiyoruz sanacak,
acı çekme eylemi bile seninle olduğu için tattığımız sevinci bilmeyecekler.
Bilemezler tabi,
kimse seni sevemedi
sevemez.
Çünkü sen yalnız ben baktığım için vardın, düşünmesem yoktun.
Düşünüyorum, öyleyse varsın.
Sevmiyorsun insanları, sev.
Kaçma, koşma.
Dinle onu.
Ama sevme.
Gülümse.
+Anlamıyorsun.
-Anlamıyorum. Seviyorum.
"Bir çay kap gel."
Ben bu balkonu sevmedim.
Çıkalım dışarı.
Sen bir kraker al, bir şiir ezberine al gel.
Sonra bir ateş yakacaklar kalbimizin kumsalında.
Denizimiz o olacak, yalnız bize derin
yalnız bize mavi.
Gören herkes acı çekiyoruz sanacak,
acı çekme eylemi bile seninle olduğu için tattığımız sevinci bilmeyecekler.
Bilemezler tabi,
kimse seni sevemedi
sevemez.
Çünkü sen yalnız ben baktığım için vardın, düşünmesem yoktun.
Düşünüyorum, öyleyse varsın.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)


